10 Ocak 2015 Cumartesi

Sosyal Medya Eğitimi Neden Gereklidir?

Yaklaşık olarak son 10 yıldır hayatımıza giren ve hayatımızı tamamıyla şekillendirmeyi başaran bu sosyal medya günlük çoğu zaman sadece bizim gündemimizi değil, ülke gündemini de belirleyici rol üstlenmektedir. Sosyal medya ağlarının bu kadar gelişmiş ve insan hayatını sarmış olması çok etkileyici bir başarıdır. Ancak bu sosyal ağları hiçbir yaş kısıtlaması olmadan hemen hemen herkes kullanabilmektedir. Bu da insanların bu sosyal ağlar aracılığıyla kandırılmalarına, aldatılmalarına ve dolandırılmalarına neden olmaktadır. Özellikle ergenlik çağındaki gençler bu sosyal medya hesaplarını çok yanlış bir şekilde ve amaç dışı kullanabilmektedirler. Hatta buradan diğer arkadaşlarını hayatlarını tehlikeye atacak ya da diğer insanları rencide edecek paylaşımları çok rahat bir şekilde düşünmeden yapabilmektedirler.




İnsanların bu sosyal medya hesaplarını bu kadar bilinçsizce kullanması, sosyal medya eğitimi konusunu sürekli olarak gündeme getirmektedir. Özellikle gençlerin neredeyse tamamının kullandığı bu sosyal medya hesaplarının daha düzgün ve etik bir şekilde kullanılmasının sağlanması için gençlere sosyal medya eğitimi verilmesi gerektiği tartışılmaktadır. Özellikle okullarda medya okuryazarlığı ile birlikte sosyal medya eğitimi derslerinin de verilmesi, gençlerin bu mecralarda çok daha bilinçli bir şekilde hareket etmelerini sağlayacaktır. Özellikle okul müfredatına konulacak bu tür dersler gençlerin hem eğlenceli vakit geçirmeleri hem de bilinçlenmeleri açısından büyük bir öneme sahiptir.




Ülkemizde eğitim seviyesinin düşük olması ve bunun yanında alınan yan eğitimler olan eğitim programlarına katılım az olduğu için ne yazık ki bilinçli nesiller yetiştirmekte çok güçtür. Gençlerin daha az hata yapmaları ya da hatalarından gerekli dersleri alabilmeleri için ise temel eğitimlerin yanında sosyal medya eğitimi gibi yan eğitimlere çok büyük ihtiyaç vardır. Gençlerin sosyal medya eğitimi almaları, her gün haberlerde izlediğimiz olayların çok daha az yaşanmasına neden olacaktır. Ülkemizde özellikle kız çocuklarının sosyal medya üzerinden kandırılması ve kullanılmaya çalışılması çok görülen bir vakadır. Sadece bunun önüne geçebilmek için dahi sosyal medya verilmesi gereklidir. 

11 Aralık 2014 Perşembe

Sosyal Medya Fenomenleri


Günümüzde 7'den 70'e her insanın bir şekilde tanıştığı ve kullanıp takip etmeye başladığı sosyal medya, bir çoğumuzun online bir hayat sürmesine neden olmaktadır. Bir çoğumuzun önce Facebook, daha sonra da Twitter aracılığı ile kullanmaya başladığı sosyal medyada zamanla yazdıkları ilgi çeken ve milyonlar tarafından takibe alınan fenomenler ortaya çıkmıştır.

Peki kimdir bu fenomenler ve biz neden onları takibe alırız?

Herhangi bir sosyal medya sitesinde binlerce, hatta milyonlarca kişi tarafından takip edilen kişilere fenomen denilmektedir. Fenomenlerin ünlü insanlar değil de tamamen sıradan kişiler arasından çıkması, elbette herkesin aklına ''acaba ben de fenomen olabilir miyim?'' sorusunu getirmektedir. Örneğin siz de bir fenomen olmak istiyorsunuz diyelim, öncelikle kesinlikle özgün bir tarz benimsemeniz ve asla çalıntı olmayan şeyler paylaşmanız gerektiğini unutmamalısınız. Bir şeyi ilk söyleyen olmaya ve bir konudaki ilk espriyi yapan olmaya özen göstermelisiniz. Aksi takdirde taklitten öteye geçemezsiniz.

Günümüzde ilk olarak Twitter aracılığı ile, daha sonra da Vine ve Instagram aracılığı ile fenomen olmayı başarmış birçok kişi bulunmaktadır. Hatta bu kişiler arasından bazıları o kadar dikkat çekmişlerdir ki, birçoğu reklam ajansında sosyal medya uzmanlığı yapmaya başlayarak bu işten para kazanmıştır. Fakat bu noktada sosyal medya uzmanlığının ciddi ve eğitim alınması gereken bir dal olduğunu unutmamak gerektiğini söyleyebilirim. Yani eğer sosyal medya uzmanı olmak istiyorsanız, mutlaka sosyal medya eğitimi almalısınız. Aksi takdirde fenomen olmak bile sizi bu noktada eksik hissettirebilir. Çünkü başarılı bir sosyal medya yönetimi için sadece fenomen olmak yetmez.

3 Aralık 2014 Çarşamba

Bir Öneri: İnsan Kaynakları Sertifika Programı


Şimdiye kadar yazdığım tüm blog yazılarında gerek eğitim sistemimiz hakkında, gerekse sertifikalı programlar hakkında önemli noktalara değinmeye özen gösterdim. Fakat bu yazımda sizlere insan kaynakları hakkında benim de deneyip memnun kaldığım bir programı önermek istiyorum. Ancak şimdi öncelikle insan kaynaklarının önemini kavramaya çalışalım...

İşletmelerin başarısındaki en önemli faktör, etkin bir insan kaynakları yönetiminin sağlanmış olmasıdır. Modern işletmelerin başarısındaki en önemli paya sahip olan insan kaynakları departmanı, iş süreçlerinin doğru planlanması ve yönetilebilmesi için kendi alanında uzman kişilere ihtiyaç duymaktadır. Bu nedenle insan kaynakları alanında çalışmak isteyen herkesin bu bilinç ile güncel bilgilere sahip olmak istemesi ve bilgi birikimlerini pratikte de artıracak bir eğitime ihtiyaç duymaları kaçınılmaz olmaktadır.

Kariyerini insan kaynakları alanında konumlandırmak isteyen kişilerin yetkinliklerini teorik ve pratik bilgilerle destekleyen bir sertifika programına katılması, mesleki gelişimleri açısından önemli bir adımdır. Bu nedenle insan kaynakları sertifika programı ile güncel insan kaynakları yönetimi normaları hakkında detaylı bilgilere ulaşabilirler. Bu eğitimler sırasında eleman seçme ve yerleştirme, performans değerlendirme, ücret yönetimi, kariyer planlama, motivasyon ve yetenek yönetimi gibi alanlarda önemli bilgiler edinilir. Böylece başarılı bir işletmenin en önemli kaynağı olan insanı yönetmeyi öğrenmiş olurlar.

Kariyer konumlandırmasını insan kaynakları alanında yapmak veya sektör değişimi yaparak insan kaynaklarında çalışmak isteyen kişiler için ideal olan insan kaynakları sertifika programı, fark yaratan bir uzmanlık için mutlaka tercih edilmesi gereken eğitimler arasında yer almaktadır. Bu noktada özellikle IBS Türkiye tarafından verilen insan kaynakları sertifika programını size tavsiye ediyorum. Çünkü bu program ile sadece yukarıda bahsedilen alanlarda değil, bordro ve personel özlük işleri hakkında da detaylı bilgiler edinebilirsiniz.

İnsan Kaynakları Sertifika Programı: http://www.ibsturkiye.com/sertifika-programlari/insan-kaynaklari-yonetimi-mikro-mba

24 Kasım 2014 Pazartesi

İnsan Kaynakları Sertifika Programı Faydaları






Günümüzde insan kaynakları sertifika programı sayesinde edinilen bilgiler
her bireyin kendini bu alanda geliştirmesi için oldukça yeterlidir. Özellikle
insan kaynakları alanında kariyer hedefi olan insanlar için insan kaynakları
sertifika programı bulunmaz bir nimet niteliğindedir. Son dönem de yeni
mezunların yoğun olarak ilgi gösterdiği insan kaynakları sertifika programları
pek çok insanın yeni bir iş edinmesi için pratik bir yol sunmaktadır.

Siz de insan kaynakları alanında uzmanlaşmak ve kariyerinizi bu alan doğrultusunda
geliştirmek istiyorsanız, insan kaynakları sertifika programına katılarak,
kişisel gelişiminizi bu alan üzerine yapabilirsiniz. İnsan kaynakları üzerine
yapacağınız hiçbir eğitim sizi boş bırakmayacaktır ve size en iyi şekilde fayda
sağlayacaktır. Bu yüzden insan kaynakları sertifika programı eğitimi almak çok
işinize yarayacaktır.
İnsan kaynakları sertifika programı: http://www.youtube.com/watch?v=ylVUAubfb24&feature=youtu.be

11 Kasım 2014 Salı

Eğitimde Fırsat Eşitliği


Artık herkes bir şekilde üniversite mezunu olmayı başarıyor. Özellikle vakıf üniversitelerinin yaygınlaşması ile başlayan bu süreç, bir anlamda gelir dağılımının eğitime de etki etmesine neden oluyor. Gelir dağılımının yüksek öğrenimde fırsat eşitliğini bozduğu ortada, peki ya üniversite mezunu olamayan kişiler bu eşitsizliği nasıl bozabilir? Elbette eğitim programları ile!

Ülkemizde hukuken eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanmış olmasına rağmen, ekonomik koşulların buna engel oluyor olması neticesinde birçok genç üniversite kapılarından geri dönmek durumunda kalmaktadır. Devlet üniversitelerinin yüksek puanlarla öğrenci kabul etmesi, vakıf üniversitelerinin ise düşük puanlarla binlerce lira karşılığında niteliksiz öğrencileri kabul etmesi neticesinde hem puanı hem de maddi durumu üniversiteye girmesine yetmeyen öğrencileri mağdur duruma sokmaktadır. Buna göre yapılması gerekenler:

  1. Devlet üniversitesine gitmesine rağmen, eğitimini maddi yetersizlikler nedeniyle yarıda bırakmak durumunda kalan öğrencilere devlet ücretsiz eğitim hakkı tanımalıdır.
  2. Özel üniversitelere her yıl belli sayıdaki gelir düzeyi düşük öğrenciye ücretsiz eğitim verme zorunluluğu verilmelidir.
  3. Özel üniversiteler ve devlet üniversiteleri arasındaki puan uçurumları ortadan kaldırılmalıdır.
  4. Toplumsal gelir dağılımında adalet sağlanmalıdır.
  5. Üniversiteye gitmeyen lise mezunları için mesleki eğitim programları açılmalıdır. Bu eğitim programlarının ise üniversiteler bünyesinde verilme zorunluluğu getirilmelidir.
Yukarıda yer alan beş çözüm önerisinin uygulanabilirliği elbette tartışılır, ancak uygulandığı takdirde eğitimde fırsat eşitsizliğini ortadan kaldıracağı da bir gerçektir. Bu nedenle ülkemizdeki eğitim düzeyinin iyileştirilmesi için bu tür önlemlerin bir an önce alınması ve uygulamaya konulması gerekmektedir. Aksi takdirde üniversite mezunu olmasına rağmen hala eksik bilgilerle dolu gençler yetiştirilmeye devam edilecek, ülkemizin eğitim çatlakları daha da büyüyecektir.


Koç Ve Sabancı'nın 9 Aylık Satış Geliri 72 Milyar

Türkiye'nin iki büyük grubu olan Koç ve Sabancı, zorlayıcı piyasa koşullarına rağmen satışlarını artırmayı başararak küresel krizden etkilenmediklerini kanıtlamış durumdalar. Geçtiğimiz 9 aylık dönemde Koç Holding 51.3 milyar, Sabancı Holding ise 20.3 milyar lira satış gelirine ulaşmayı başardı. Bu iki prestijli dev holdingin toplam karı ise 3.5 milyar oldu.



En büyük yatırım dönemlerini yaşadıklarını belirten Koç ve Sabancı grubu, elde ettikleri satış geliri ile daha fazla atılım gerçekleştireceklerini açıklayarak bu olumlu sürecin devam edeceğini vurguladılar. Türkiye ekonomisi için de son derece önemli gelişmelerin yaşandığını vurgulayan Koç grubu CEO'su Turgay Durak, zorlu piyasa koşullarına rağmen ülkemizin potansiyelinin farkında olduklarını ve yatırımların hız kesmeden devam edeceğini söyleyerek ekonomik durgunluğun biteceği yönündeki umutları yeşertmeyi başarmış durumda.

Operasyonel karlılığı artırmak adına geliştirilen stratejilerin işe yaradığına dikkat çeken Koç ve Sabancı grubu yöneticileri, kurum içi verilen stratejik satış eğitimi çalışmalarının da bir hayli faydasını gördüklerini belirterek eğitimli iş gücüne ülkemizin her alanında ihtiyaç duyulduğunu bir kez daha kanıtlamayı başarmıştır.

10 Kasım 2014 Pazartesi

Satış Sürecinde Başarının Sırrı


Bir satış temsilcisi için satış sürecinde iki sonuç vardır. Bunlardan birincisi satış sürecinin başarı ile sonuçlanması, ikincisi ise alıcının ikna edilememesi yüzünden satışın gerçekleştirilememesidir. Bu iki önemli çizgi arasında gidip gelen satış temsilcileri, satışı başarılı bir şekilde sonuçlandırarak portföylerine yeni bir müşteri kazandırmak için çabalarlar. Satışı yapmak ile yapamamak arasındaki ince çizgiyi ise temsilcinin tüketici ile olan diyaloğu belirler. İşte bu nedenle satış sürecinin en önemli basamağını müşteri ile doğru ilişki frekansının yakalanması sağlamaktadır.

Müşteri ile doğru ilişki frekansının yakalanabilmesi için satışı yapılması planlanan ürünün tüm özelliklerini detaylı biçimde bilmek gerekmektedir. Böylece tüketicinin tüm soru ve sorunlarına eksiksiz biçimde cevap verilebilmektedir. Ayrıca satıcının ürün hakkında eksiksiz bilgiye sahip olması, müşterinin kendini doğru yerde hissetmesine ve satış temsilcisine güven duymasına da neden olur. Bu sayede müşteriyi ikna çabaları da daha kolay bir hal alır.

Satış sürecinde önemli olan bir diğer şey ise müşteri ihtiyaçlarının doğru biçimde analiz edilmesidir. Bunun için müşteri ile diyalog kurmak gerekmektedir. Onun istek ve ihtiyaçlarını doğru şekilde anlamak, hatta mümkünse alacağı ürün için ayırdığı bütçeyi de bilmek gereklidir. Çünkü müşterinin bütçesini aşan ürünler tavsiye etmek, onu satın almadan uzaklaştıracaktır. Bu nedenle müşterinin bire bir isteklerine uygun ürün seçenekleri sunmak ve onun ihtiyaçlarını anlayarak çözüm sunmak gerekmektedir.

Günümüzde satış temsilcilerinin yukarıdaki aşamalarda başarılı olabilmesi için satış eğitimi alması gerekmektedir. Aksi takdirde en iyiyi arayan ve son derece bilinçli olan tüketicileri satın almaya ikna etmek giderek daha zor bir hal alacaktır. Bu nedenle kariyerini satış alanında konumlandırmak isteyen herkese IBS Türkiye'nin sertifikalı satış eğitimi kurslarından faydalanmalarını öneriyorum.

Satış Eğitimi: http://www.ibsturkiye.com/sertifika-programlari/satis-yonetimi-sertifika-programi