20 Haziran 2014 Cuma
İş Hayatında Ayakta Kalmanın Yolları
Sertifika programları sayesinde birçok gence yeni iş kapıları açılıyor. Üniversite mezunu olsun ya da olmasın, sertifika eğitimleri sayesinde kariyer hedeflerine ulaşma yolunda sağlam adımlarla ilerleyen gençlerimiz için adeta bir umut ışığı olan bu eğitimler sayesinde iş dünyasına kaliteli elemanlar yetiştirilmektedir.
Dopdolu sertifika programları sayesinde son yılların gözde eğitim kurumu haline gelen İstanbul Business School (IBS), eğitim programlarının doyurucu içeriği sayesinde kariyer basamaklarını tırmanmak isteyen herkese yardımcı olarak kendi alanında bir ilki gerçekleştirmektedir. Eğitim sertifikası alarak mesleğinde uzmanlaşmak isteyen ya da sertifikalar sayesinde daha kurumsal yerlere gelmeyi hedefleyen kişilerin tercihi olan IBS Türkiye, verdiği eğitimin kalitesiyle de fark yaratmaya devam ediyor.
Teorik bilgilerin pratiğe dökülmedikçe bir değerinin olmadığına inanan IBS Türkiye, uygulamalı ders içerikleri ile acımasız iş dünyasında ayakta kalabilmenin sırlarını öğretmeyi başarıyor. Rekabetçi yapısı nedeni ile her zaman en iyilerin ayakta kalmayı başardığı iş dünyasında başarının yolu IBS'li olmaktan geçiyor. Eğer siz de kariyerinde en iyi hedefleyenlerdenseniz, mutlaka IBS Türkiye'nin internet sitesini ziyaret ederek kurslar hakkında detaylı bilgi edinmelisiniz.
19 Haziran 2014 Perşembe
IBS Türkiye Eğitimleri İle Farkı Yaşayacaksınız
IBS, yani İstanbul Business School, artık iyiden iyiye acımasızlaşan iş dünyasında kariyer hedeflerine ulaşmak isteyen kişilere eğitim kursları ile yardımcı olan bir eğitim kurumudur.
Günümüzde birçok üniversite mezunu var. Ancak genç nüfusun bu denli fazla olması, bir takım sorunları da beraberinde getirmektedir. İşe alım süreçlerini son derece büyük bir titizlikle gerçekleştiren kurumsal firmaların bünyesine girebilmek için yarışan insanlar, özgeçmişlerinde fark yaratıcı sertifikalara sahip olabilmek adına eğitimlerden geçmektedirler. Sertifika programları sayesinde kendi alanlarında uzmanlaşan insanlar da iş hayatının ihtiyaç duyduğu bilgi birikimine sahip iş gücünü sayesinde ilerlemektedirler.
IBS Türkiye bünyesinde birçok eğitim programı verilmektedir. Finans eğitimi, satış eğitimi, insan kaynakları eğitimi, dijital pazarlama ve sosyal medya eğitimi, yöneticilik eğitimi, e-ticaret eğitimi ve marka eğitimi gibi birçok alanda hizmet veren IBS Türkiye, kursiyerlerini acımasız iş dünyasında hayatta kalmanın yollarını öğrettiği eğitimleri sayesinde sektörel bir fark yaratmaktadır.
IBS Türkiye dünyasına katılarak hem teorik, hem de pratik bilgilerle donanarak iş hayatına atılan kişilerin kariyer hedeflerine bir adım daha yaklaştığı aşikardır. Eğer siz de bu eğitimlerden faydalanmak istiyorsanız, mutlaka IBS Türkiye'nın internet sayfasını ziyaret ederek sertifika programları hakkında detaylı bilgiler edinmelisiniz.
2 Haziran 2014 Pazartesi
Akıllı Telefonlar ile Gelen Sosyal Medya Çılgınlığı
Akıllı telefonların
hayatımıza girişiyle beraber hem Apple hem de Samsung ve Nexus ‘un kullandığı
Android telefonlar herkesin büyük bir ilgisini çekmiş durumdadır. Büyük ekranlı
olması ve hızlı işletim özelliklerine sahip olması ile birlikte adeta tüm
dünyayı akıllı telefonlar, kasıp kavurmaktadır. Hal böyle olunca, herkes
internete girebilmek için akıllı telefonlara adeta hücum etmiş durumdadır.
Akıllı telefonların
internete bağlanabiliyor olması, etkileşimi arttırarak, sosyal medya
kullanımını her yere taşımış durumdadır. Facebook, Twitter, Pinterest,
Foursquare gibi sosyal medya uygulamalarını gittiğimiz her yerde rahatlık ile
kullanabilmekteyiz. Böylelikle de markalar için aslında yeni bir reklam verme
ve pazarlama olarak da karşılarına çıkmıştır.
Sosyal medyanın günlük yaşamda da
kullanılabiliyor olması, markalar için yeni bir müşteri elde etme ve müşterini
elde tutma alanı olarak doğmuştur. Birçok marka, Facebook ve Twitter üzerinden
etkileşim sağlayacak yarışmalar yaparak, markalarının reklamlarını ve
satışlarını arttırmaya çalışmaktadır. Ama her mecrada olduğu gibi bu mecrada da
başarılı bir çalışma ile geri dönüşümler sağlanabilmektedir. Bu yüzden
markaların sosyal medya hesaplarını yönetenlerin, sosyal medyanın inceliklerini
öğrenmelerinin yanında, nasıl insanlar ile etkileşim sağlanacağını da öğrenmesi
önemlidir. Ancak bunlar öğrenildikten sonra keyifli yarışmalar ve paylaşımlar
yapılır ve biz takipçilerinde can sıkılmadan markanın sayfasını takip etmeye
devam ederiz. !!
20 Mayıs 2014 Salı
Eski Messenger Zamanları
Artan sosyal medya kullanımı ile artık kesintisiz iletişimin yanında, kesintisiz etkileşim meydana gelmiştir. Daha bundan 7 – 8 yıl öncesine kadar, hayatımızda facebook, twitter, pinterest, vine gibi sosyal medya programları yoktu. Herkes ‘’ msn ‘’ diye bildiğimiz, Messenger ile bilgisayarlarımızın başında birbirimiz ile konuşuyorduk. Onun klasik görüntüsünü kullanan herkes bilir. Sol üstte profil fotoğrafımız, altında kendi duygularımızı paylaştığımız mesaj yerimiz, ve onun altında da, ne yaptığımızı anlattığımız durum mesajımız yer alırdır. Zaten bir çok kişi durum mesajlarına, ya müzik dinledikleri zaman aktif ederlerdi, ya da kendi lakaplarını, sembollerini, smile ifadelerini yerleştirirlerdi.
Özellikle Messenger ‘daki, durum mesajı yeri, herkes için çok ama çok etkili bir yerdi. Sevgililerin birbirleri ile atıştıkları, birbirlerine karşı aşklarını dile getirdiği, listesinde aynı arkadaşlara sahip olanlara ‘’ bakın biz, aynı şarkıyı dinliyoruz ‘’, mesajını verdiği bir yerdi. Bunun yanında bir de durum mesaj yerinde; çevrim içi, meşgul, yemekteyim, dışardayım vs gibi ifadeler de, paylaşılmaktadır. Hatta çoğu zaman arkadaşlarımız, msn ‘e girdikleri zaman, aslında orada olduklarına rağmen, ‘’ meşgul ‘’, ifadesini kullanırlardı. Herkeste bunu bilirdi zaten.
Ne güzel günlerdi. Daha sonra facebook ve twitter ‘in gelmesi ile msn hayatımızdan çıkmış, sosyal medya diye büyük bir mecra ortaya çıkmıştır. Ve aslında sosyal medya ile eğitim kursları da artmış, ibs gibi, önemli eğitim veren kurumlar, doğmuştur.
Özellikle Messenger ‘daki, durum mesajı yeri, herkes için çok ama çok etkili bir yerdi. Sevgililerin birbirleri ile atıştıkları, birbirlerine karşı aşklarını dile getirdiği, listesinde aynı arkadaşlara sahip olanlara ‘’ bakın biz, aynı şarkıyı dinliyoruz ‘’, mesajını verdiği bir yerdi. Bunun yanında bir de durum mesaj yerinde; çevrim içi, meşgul, yemekteyim, dışardayım vs gibi ifadeler de, paylaşılmaktadır. Hatta çoğu zaman arkadaşlarımız, msn ‘e girdikleri zaman, aslında orada olduklarına rağmen, ‘’ meşgul ‘’, ifadesini kullanırlardı. Herkeste bunu bilirdi zaten.
Ne güzel günlerdi. Daha sonra facebook ve twitter ‘in gelmesi ile msn hayatımızdan çıkmış, sosyal medya diye büyük bir mecra ortaya çıkmıştır. Ve aslında sosyal medya ile eğitim kursları da artmış, ibs gibi, önemli eğitim veren kurumlar, doğmuştur.
14 Mayıs 2014 Çarşamba
Sosyal Medya Uzmanı Olmak İçin İyi Bir Eğitim Önemli
Günümüzde artan sosyal medya araçlarının kullanımı, gün geçtikçe herkes tarafından daha da kullanılır bir hale gelmektedir. Gençler tarafından çok kullanılması bir yana, artık orta yaş ve ileri yaştaki bir çok kişi de, kendilerine ait sosyal medya hesapları açmaktadırlar. Gün geçtikçe artan sosyal medya kullanıcısını iyi değerlendirmek isteyen markalar da, ürünlerini sosyal medya araçları üzerinden pazarlamayı ve müşterileri ile daha samimi, etkileşimli bir ortam yaratmayı çalışmaktadır. Bu yüzden de markaların, kendilerine ait sosyal medya hesaplarının iyi yönetilmesi önemlidir.
Böylelikle, sosyal medya hesap yönetimi, yeni bir iş sektörü olarak doğmuştur ve bir çok kişiye yeni iş kapısı olmuştur. Ama önemli olan, kişisel hesabınızdaki gibi sayfanızı yönetmek değil, üstlenmiş olduğunuz markanın sosyal medya hesabını daha dikkatli ve özenli kullanmaktır. Bunu da ancak, sosyal medyanın sahip olduğu incelikleri, detayları ve yazılım programlarını bilerek gerçekleştirebilirsiniz. İyi bir sosyal medya uzmanı olmak içinde, bu alanda iyi bir eğitim almanız önemlidir. Bu yüzden normal kişisel sayfamı yönettiğim gibi, bir markanın hesabını yönetebilirim diyerek, bu yanılgıya düşmeyin. Kendinizin de, markanızın da, başını yakmayın.
8 Mayıs 2014 Perşembe
Teknoloji Devleri Soğuk Savaşta!
Teknoloji devi Apple ve Google arasında
yıllardan beri yaşanan rekabet, kimileri tarafından sadece teknoloji dilinin
kullanıldığı bir soğuk savaşa benzetilse de, esasen teknolojinin daha fazla
ilerlemesine daha fazla imkan sağladığı da ortada. Özellikle patent
kavgalarının yaşandığı bu savaşta her ne kadar bir kaybeden yokmuş gibi görünse
de, son yıllarda özellikle video oyunlar konusunda ciddi bir rekabet söz konusu
olmaya başladı.
Beğenilen oyunların ilk olarak kendi işletim
sistemlerine satılması için çabalayan teknoloji devleri, oyun üreticileri ile
olabildiğince yakın ilişkiler kurmaya çalışıyorlar. Uygulama mağazalarında oyun
üreticilerinin reklamını yapmaya başlayan Apple ve Google, etkili reklam
stratejileri ile insanları etkilemeyi başarıyor. Yıllardır en çok yeni oyunun
ilk olarak yayınlandığı marka ise Apple. Apple bu başarısını, İOS işletim
sistemi teknolojisinin oyun gelişimi ile daha uyumlu olmasından kaynaklanıyor.
Ancak Apple’ın ürün çeşitliliğinin az, Android işletim sisteminin ise fazla
ürün çeşitliliğine sahip olması ve yazılımlar için geliştirilen payın
artırılması kafaları bir hayli karıştırmış durumda. Apple’ın uzun süredir aynı
şeye takılı kaldığını ve kendini yenilemekten bir süredir uzak kaldığını düşüneneler,
Android’in ürün çeşitliliğine kendilerini kaptırmış gibi görünüyorlar.
Her ne kadar Apple ve Google arasında yasal
olmayan bir ‘’centilmenlik’’ anlaşması bulunsa da, teknoloji devleri arasında
süregelen bu soğuk mücadelenin ilerleyen zamanlarda daha fazla kızışacağı
sektöre yakın kaynaklar tarafından savunulmaya devam ediyor.
İşinize Değer Verin ve Uzmanlaşın
Çalıştığınız yerde, hangi işi yüklenmiş olursanız olun, her zaman layıkı ile yapmak önemlidir. Ancak o zaman yaptığınız işin hakkını vererek, keyif alabilirsiniz. Hatta zaman içinde yapmış olduğunuz işte uzmanlaşmış olmak, her şeyden daha güzel ve önemlidir. İşinizin büyüklüğüne ya da küçüklüğüne bakmadan, değer vererek, çabalayarak uzmanlaşmak, nereye gidersiniz gidin, sizin o alanda başarılı olduğunuzun ve işinize sahip çıktığınızın kanıtıdır.
Bende üniversite zamanlarımdan itibaren, yapmaktan zevk duyduğum, sevdiğim işimi sahiplendim. Şu anda ise Sosyal Medya Uzmanı olarak, çalışmaktayım. Ama taa o zamanlardan itibaren, okulumda verilen eğitim sertifikaları seminerlerine katıldım. Notlarımı aldım. Pür dikkat anlatılanların hepsini dinlemişimdir. Fakat her zaman bir şeyde tam anlamıyla bilmek için, o işi yapmadan, ne kadar bilip bilmediğinizi göremezsiniz. 3.sınıfta dijital reklam ajansında, staja başladım. Yaz döneminde kendimi ölçmek ve daha geliştirmek istedim. O 3 ay süresince, aldığım eğitim çok yararlıydı. Daha sonra okul dönemindeyken gittiğim ajansa, çalışan olarak girdim. Fakat yerimde duramıyordum, daha fazla öğrenmek ve sosyal medya alanında neyin nasıl olduğunu hepsini bilmek istiyordum.
İçimdeki bu istek ve arzu ile İstanbul Business School’un, sosyal medya uzmanlığı sertifika programı eğitimlerine katıldım. Sosyal medya kriz yönetiminden, arama motoru reklamcılığına, Seo nedir, nasıl kullanılırdan, sosyal medyada kampanya uygulama ve yönetimine kadar, bir çok alanda başarılı bir eğitim alarak, sosyal medya uzmanlığı sertifika programı eğitimini tamamlamış oldum. Böylelikle de, ajansımda 2 ay içinde, sosyal medya uzmanlığı konumuna yükselmiş oldum. Teşekkürler ederim ibs.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)









